29 Temmuz 2020

Asker Kocamı Ziyaret

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asker Kocamı Ziyaret

Sıcak bir temmuz ayıydı. Asker olan kocamı ziyarete gidiyordum otobüsle… Uzun bir süre sonra ilk kez görecektim kocamı… Sevişmeyeli tam iki ay olmuştu. Çok azgındım. Evlenmeden önce de birkaç erkekle uzun süreli ilişkim olmuştu ve bakire gitmemiştim kocama… Yapmadığım kalmamıştı. Kocama anlattığımda

“Önemli değil aşkım” demişti hiç unutmuyorum. “Ben de bakire değilim. Seni seviyorum, önemli olan bu… Birbirimizi tanımadan önce yaşananlar geçmişte kaldı.”

Yola çıktım çıkalı içim bir hoştu… İki aydır sevişememenin verdiği aşırı bir seks isteği vardı içimde… Libidom artmış, zirve yapmış durumdaydı. İlk defa kaynana baskısından uzaktım ve özgürdüm. Nereye gittiğimi, ne yaptığımı sorgulayan o zaptiye ruhlu kadının baskısından kurtulmuştum bu yolculukta…

Giydiklerime bile karışan kaynanam olmayınca mümkün olan en kısa eteğimi, en dekolte elbiselerimi almıştım yanıma… Üzerimde askılı beyaz bir body, altımda tanga üzerine diz üstü bir etek vardı. İstediğim gibi açılıp saçılabilirdim artık yolculuk boyu… Erkeklerin yiyecek gibi vücuduma, verdiğim frikiklere, utanmazca sergilediğim memelerime dik dik bakmaları hoşuma gidiyordu. Bakışlarından utanmadığım gibi tam aksine zevk alıyordum.

Güneş gözlüklerimin arkasından onların bakışlarını gördükçe eğleniyordum. Hoşuma giden yakışıklılara ben de bakıyordum çaktırmadan… Gittikçe kızışıyordum, sevişme isteği içimi kavurmaya başlamıştı. Ama bir yandan da kendimi benim gibi aç olan kocama saklamak istiyordum. Deli gibi sevişmeyi planlıyordum kocamla ve kendimi ellemekten bile kaçınıyordum.

Hava kararmış çoğu yolcular uyumuştu. Muavin ve bazı yolcular sık sık yanımdan geçiyor, ince askılı bluzumdan rahatlıkla görünen memelerime ve toplanmış eteğimin altındaki uzun bacaklarıma bakıyorlardı. Bu durum beni tahrik ediyor, onlar geçerken daha çok eğiliyor memelerimi gösteriyordum.

Otobüstekilerin hemen hepsi kaba saba, aç bakışlı tiplerdi, yanlarındaki kadınlar da çoğu kapalı, biçimsiz, şişman bedenleriyle onlara yakışır vaziyettelerdi. Yani içlerinde bir tek ben vardım bakımlı, parfüm sıkmış ve onlara göre çok cesur giyinmiş olan. Tabii bir de 21 yaşında bir körpecik taze oluşumu da unutmayalım.

Uzun ve sıkıcı yol böyle geçti. Akşamın ilerleyen saatlerinde otobüs mola verince önce tuvalete gidip makyaj tazeledim. Parfüm sıktım bolca ve mola yerinin bahçesinde elimdeki kolayı içerek gezinmeye başladım.

Bir sürü aç herifin ortasında tek güzel kadın olmak heyecanlandırdığı kadar korkutuyordu beni… Bir anda arkamda birini hissettim, karanlıktı biraz da… Yanıma yaklaştı ve fütursuz bir tavırla,

“Kızım senin anan baban kocan yok mu?” dedi. “Her yerini göstere göstere deli ettin milleti…” Dondum kaldım. Terslesem işler karışabilirdi.

“Kocamın yanına gidiyorum…” dedim sanki hakaret etmemiş de, normal bir konu açmış gibi yanıtladım adamı… Bir yandan da kullandığı orospu lafı azdırmıştı beni. Adam benim tepkisiz, gayet normal konuştuğumu görünce yumuşayıverdi. Eliyle bahçenin tenha köşesini gösterip,

“Gel dolaşalım, sohbet edelim biraz… Sıkılmışsındır saatlerdir tek başına koltuğun tepesinde…“ dedi.

Beraber gezinip sohbet ediyorduk. Gerçekten canım sıkılmıştı. İki laf edecek insan arıyordum. Öyle ki kısa zamanda kocamın asker olduğunu, iki üç aydır ayrı olduğumuzu, her şeyi öğrenivermişti. İlgiyle dinliyordu beni, arada sırada konuyu açıcı detay sorular soruyor, ben de anlattıkça anlatıyordum.

“Yaşadı asker ağa, üç gün kalkmaz üstünden…” falan dedi. Ben cevap vermedim. Sürekli gülümsüyordum.

“Üç aydır yalnızsın ha? Yanıyosundur kız sen şimdi…” dedi.

Cevap vermedim. Yalan söylemiyordu ki adam, aynen dediği gibiydim, yanıyordum. O da biliyordu bunu… Mola bitti. Otobüse bindik. O adamın beni bir önümdeki koltuğun yanında oturduğunu fark ettim. Korktum biraz. Bana olmadık şeyler söylediği halde ben onunla muhabbet etmiştim. Kesin bana sarkar bu dedim kendi kendime. Öyle de oldu.

Sık sık benim üst tarafımdaki çantalarla oynuyor güya düşmesin diye düzeltiyordu. Biraz dikkat edince aletinin sertleşmiş olduğunu gördüm. Resmen bana fark ettirmeye çalışıyor benim de gözüm ister istemez takılıyordu önüne. O da pis pis sırıtıyordu.

Otuzbeş kırk yaşlarında esmer bir tipi vardı. Bana yanıyorsun sen deyişi kulaklarımda çınlıyordu. Bir ara yanında karısı olduğunu fark ettim. Rahat 90 kilo kapalı çirkin bir kadındı. Otobüs tekrar mola verdiğinde yanımda bitti yine… Dinlenme tesisinin tenha bir köşesinde bir masaya oturduk ikimiz… Dondurma aldı geldi,

“Buyur” dedi. “Hava sıcak, ateşini alır buz gibi…”

Ben dondurmayı zevkle yalayıp yutarken kara gözlerini dudaklarıma dikti konuşmadan, dilimi göstere göstere yalamama baktı. Bitirince bu kez ben ona takıldım,

“Eşin galiba yanında oturan kadın…” dedim.

“He, karım oluyo, dayım kızı, evlendirdiler bizi… Ama kadın mı diye sorarsan, kadın değil. Haza kütük yatakta… Senin gibi körpe güzelini, senin gibi işvelisini bulamadık ne yapalım…” Dayanamadım, kahkaha attım,

“Desene sen de yanıyossun benim gibi…” diye şivesini taklit ederek şakalaştım.

Ama cümlem biter bitmez hata ettiğimi anlayıverdim. Alev saçan kara gözlerini gözlerime dikti bir süre, konuşmadı. Bakışları gözlerimden aşağıya kaydı, utanmaz bir şekilde yarısına kadar meydanda duran memelerime, altımdaki mini eteğime, bacaklarıma baktı sikecek gibi…

“Essah bildin valla…” dedi boğuk bir sesle… “Ben de yanıyom, sen de yanıyossun… Amının ataşı fazla gelmiş herhal, amını götünü açmışsın yavru kuşum…”

“Ne diyorsun sen be?” dedim şaşkınlıkla…

“Gerçekleri diyom. Yarak yalar gibi yaladın koca dondurmayı, bitirdin beni… O altındaki minik kırmızı donunu göstere göstere yaktın beni… Dondurma ataşını kesmediyse diyom… O donunun içindeki kızışmış amcığı yalasam ben de, ikimizin de ataşı sönse…”

Utanmazca, adlı adınca sarf ettiği argo sözlerini duyunca ben utandım, kızardım kaldım, bakışlarının altında bir hoş oldum. Bir şey söylemeden kıpkırmızı bir suratla kalktım yanından… Otururken sıyrılan mini eteğimdeydi, açılan bacaklarımdaydı herifin gözü hala… Çekiştirip uzatmaya çalıştım tecavüzkar bakışları karşısında, telaşla çıkıp otobüse attım kendimi…

Bütün yol boyunca yaklaşmadım yanına korkudan… Hem korkuyordum, hem de delici bakışları gözümün önünden gitmiyor, edepsiz konuşması kulaklarımdan silinmiyordu. Ve hatırladıkça fena oluyordum. “Kızışmış” amcığımı yalayacakmış herif… O kara bıyıklarının alev alev yanan kasıklarımı okşadığı sahneler geliyordu gözümün önüne… Etli dudaklarıyla sündüre sündüre klitorisimi emdiği, hırpaladığı, dolma gibi kalın parmaklarını içime soktuğu…

Kendim aranmıştım, pas vermiştim adama… Fakat bu kadar ileri gideceğini düşünmemiştim. Flörtümsü başlayan sohbetimiz biraz daha devam etse, hemen orada sikecekti beni bu vahşi adam…

Sonunda yolculuk bitti, kocamın askerlik yaptığı ile geldik. Valizim olmadığı için hemen inebilmiştim otobüsten. Hava yeni aydınlanmıştı. Bir kahvaltı etmek istiyordum. Sağa sola bakınırken o adam yanımdan geçti. Geçerken de

“Bekle beni, bir yere gitme, hemen geliyorum…” dedi ve gitti.Şaşırmıştım. Hemen oradan ayrılmam gerektiğini biliyordum ama nedense yapamıyordum. Adam biraz ilerde karısı ile başka bir kadını bir taksiye bindirdi. Taksi gidince de bana doğru gelmeye başladı. Yine pis pis sırıtıyordu. Onun gelmesini beklediğime inanamıyordum. Yanıma geldi,

“Hadi gidelim bebek…” dedi. Valizimi aldı, koluma girdi yürümeye başladık. Mini eteğimle, askılı dekolte bluzumla, yüksek topuklu ayakkabılarımla herkesin dikkatini çekiyordum.

“Karnım aç…” dedim. Sanki bu adamla yürüyüp gitmem değildi problem olan, karnımın açlığıydı sadece…

“Hallederiz” deyip beni yürütmeye devam etti. Bir müddet sonra hemen yakındaki sanayide bir lokantaya girdik. Çay ve tost söyledi. Herkes tanıyordu onu… Benimkiyle kendi aralarında konuşup duruyorlardı. Sadece orospu kelimesini anlıyordum. Oradaki adamlar bana bakıp sırıtıyorlardı. Otururken sıyrılan eteğimi çekiştiriyor, bir yandan da karnımı doyurmaya çalışıyordum.

O sırada kocam aradı. Bana birliği tarif etti.

“Çok özledim seni… Ama hemen gelme. Eğitim ve spordayız, öğleden sonra gel” dedi.

Ben kocamla konuşurken adam elini dizime koyup okşamaya başladı. Çok heyecanlanmıştım. Kocam,

“Yüz verme kimseye, sarkarlar, düzgün bir pastanede otur biraz, bekle…” dediği sırada biri sarkmakla kalmamış, ben telefonda konuşurken bacağımı okşuyordu. Elini tutup çekmeye çalıştım, daha beter sıkmaya, bacağımı acıtmaya başladı. İnlememek için kendimi zor tuttum. Kendi haline bırakmak zorunda kalınca eli bu kez eteğimin altına girmeye başladı. Kocama,

“Tamam merak etme…” diyebildim zorla ve telefonu kapadım. Küloduma ilerleyen elini tutup durdurmaya çalışırken, “Ne yapıyorsun, kocam inlememi duyacaktı nerdeyse…” diye çıkıştım. Adamsa hiç umursamadan,

“Duyarsa duysun pezevenk… Hadi, doyduysan gidelim…” dedi.

Kendime hayret ediyordum. Elin herifi bacaklarımı mıncıklayıp duruyordu, benimse tek derdim kocamın telefonda inlememi duymasıydı. İçimi yakıp kavuran seks açlığı beni bir çıkmaza sokmuştu. Adama tek kelime ters laf edemediğim gibi ne isterse yapıyordum.

“Doydum. Nereye gideceğiz peki?” dedim. Soruma cevap vermeden bir taksi çağırdı. Lokantadan çıkarken başka bir adam,

”İyi düşürmüşsün malı… Çok tazeymiş, işin bitince bize de yolla” demez mi.

Adam sırıttı bişey demedi. Ama ben deli gibi tahrik olmuş, ıslanmıştım. Beni beş paralık bir orospu sanmışlardı. Neyse, taksiye bindik, şoföre bir şeyler söyledi. Yol boyunca adam sürekli dizimi okşuyordu. Dar sokaklara girdik ve harap bir evin önünde durduk.

”İniyoz” dedi.

Peşinden kuzu kuzu indim. Taksiciyle bir şeyler daha konuşup yolladı. Anahtarla kapıyı açtı.

”Gir” dedi.

Ya hayret ediyordum, adam beni resmen eve atıyordu. Onun rüyasında bile göremeyeceği kadar genç ve güzeldim. Ama nutkum tutulmuştu ve birazdan beni becereceğini bile bile peşinden girdim eve…

İçerisi darmadağınıktı ve çok havasızdı, korkunç da sıcaktı. Odada sadece açılmış ve üzerinde buruşuk çarşafların olduğu bir çekyat vardı. Oraya oturdu ve bana mutfağı gösterip

”Bir çay koy bakalım orospu…” dedi.

Gülümsedim. Mutfakta çaydanlığı ve çayı bulup küçük tüpe koydum çakmak yoktu. İçeri yanına gidip

”Çakmak lazım” dedim.

Cebinden bir kibrit çıkarıp uzattı. Yaklaştım alırken elimi okşadı. Tam gidiyordum ki

”Dur” dedi.

Durdum öylece arkam ona dönük şekilde. Kalktı belime sarıldı. Boynumu öpüp yaladı. Dilinden, tenime batan bıyıklarından tahrik olmuştum, kıpırdayamıyordum.

”Şu üstündekini çıkar da öyle demle çayı…” dedi. Bir an öylece kaldım. Sinirlendi,

”Hadisene orospu…” dedi.

Hemen çıkardım bluzumu… Sütyen kullanmadığım için armut biçimli uçları yukarı bakan memelerim açıkta kalmıştı. Neden bilmiyorum ama,

”Eteği de çıkarayım mı?” diye soruverdim. Hala şaşıyorum bunu nasıl söylediğime…

”Çıkar” dedi. Çıkardım. Hiç tanımadığım kıronun önünde tek tangamla kalmıştım.

”Hadi çayı demle şimdi…” dedi.

Sırılsıklam bir şekilde çayı koydum. Gelir sandım ama gelmedi. Su kaynayana kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Mutfakta mı beklesem yanına mı gitsem diye düşünürken yine cebim çalmaya başladı. Kesin kocamdı. Koşarak içeri gittim, adam telefonumu açmasın diye… Adam çekyata uzanmıştı, çantam hemen yanındaydı. Telefonu açtım, kocamdı.

”Ne yaptın?” dedi.

”Bir pastanede oturuyorum. Buluşacağımız saati bekliyorum aşkım…” dedim.

Tüm bunları çırılçıplak, üzerimde sadece tangayla tanımadığım bir kronun önünde söylemek iyice tahrik etmişti beni… Oradan buradan konuşurken adam eli ile yanını gösterip oturmamı istedi. Sesini çıkarmasın, kocam duymasın diye dediğini yapıp hemen yanına oturdum.

Belim çekyatta yanlamasına uzanmış olan adamın dizlerine temas ediyordu. Ben kocamla konuşurken o da sırtımı okşamaya başladı. Kocam spordan kaytarmış, beni aramıştı. Zaman geçirmem için konuşuyor, beni, benimle sevişmeyi ne kadar çok özlediğini anlatıp duruyordu.

Ben de kocama karşılık veriyordum tabii ama, tanga külot haricinde çırılçıplaktım ve yabancı bir adam bedenimi okşuyordu bu arada… Ne kadar aşağılıktım. Ama bu durum hoşuma gidiyordu.

Adam işi ilerletmiş kürek gibi eliyle mememi avuçlamıştı. 85 beden memem avucunda kaybolmuştu. Zevk alıyordum. Şehvet duygusu her yanımı sarmıştı. Nefesim sıklaşmış, konuşmakta zorlanıyordum ama kocam anlamıyordu çok şükür… Müthiş bir heyecandı. Sırtım öpülüyor iki memem de avuçlanıyordu.

Beni kendisine çekerek yanına yatırdı. Bir eli ile memelerimi okşarken diğeri ile popomu mıncıklıyor, boynumu yalıyordu. Bense bir taraftan kocamla konuşuyor, bir yandan da yabancının vücudumun her bir köşesinde yaktığı alevlerin arasında zevkten kıvranıyordum.

Sonunda kocam tekrar spora gitmek için telefonu kapatınca rahatlayabildim. Adama doğru döndüm ve

“Neler yapıyorsun bana? Kocam anlayacak diye ödüm koptu” dedim.

Cevap vermeye bile tenezzül etmeden dudaklarıma yumuldu. Bıyıkları batıyordu. Ben de karşılık verdim ve onun dudaklarını emmeye başladım. Sarıldım. Hala giyinikti. Elimi gömleğinin altından sokup kıllı göğsünü okşamaya başladım.

Popomu mıncıklıyor, beni deli gibi kendine çekiyordu. Dudaklarımız ayrıldı ve memelerimi emmeye başladı. Bitmiştim resmen. Mememin tekini koca ağzına alıyor, şapırdata şapırdata emiyor, doyunca ötekine geçiyordu.

”Çok tatlısın orospu” diyordu.

Gülümsedim. O orospu dedikçe omuzlarını emiyor, dişliyordum. Biraz serbest bırakınca ben de onun kıllı ter kokan göğsünü emip öpmeye başladım. Saçlarını okşuyor memelerimi göğsüne bastırıyordum. Adam doğrulunca beni altına alacak ve ben isteğime kavuşacağım sandım. Ama adi herif beni öylece bırakıp tekrar oturdu ve

”Çay ne oldu?” dedi. Deli olmuştum sinirden…

”Boşver çayı…” deyip boynunu emmeye başladım. Memelerimi ağzına vermek için biraz doğrulunca adam beni itekledi ve

”Çay içecez kaltak kızdırma beni” diye bağırdı.

Korkmuştum. Kalktım, mutfağa gidip çayı demledim. Ne yapmalıydım bilmiyordum. Beni o azdırmıştı. Bunca aylık açlıktan sonra kocamla sevişmeyi bekleyemeden kollarına atılmamı sağlamıştı. Delirtmiş, kudurtmuştu. Şimdi ise bir an önce yatırıp sikmesini beklerken, beni çay demlemeye gönderiyordu. Deli mi ne?

Ben kara kara bunları düşünürken o da yanıma geldi. Sevindirik oldum gelmesiyle… Her şeyi unuttum ve içimdeki açlığı bastırmak için kollarımı boynuna dolayıp bıyıklı dudaklarına yapıştım.

”Ne azgın kaltaksın sen be, amına kodumun orospusu…” dedi.

Gülümsedim. Düğmeleri açık gömleğinden terli vücudunu yalamaya başladım. Çok kötü azmıştım. İsterik bir kadın, nemfomanyağın teki olup çıkmıştım bu vahşinin yanında… Ne aşağılamaları etkiliyordu beni, ne hakaretleri… Beni yine itti. Çay hazırdı. Bardakların, şekerin yerini gösterip içeri gitti. Ben de acele acele iki bardak çay doldurup yanına gittim.

“Otur içelim” dedi. Tepsi ortamızda oturduk çaylarımızı içerken bana bakıp bakıp orospu diyordu. Gülümsüyordum. Saçlarımı okşuyor enseme dokunuyordu. Çayı bitince,

“Doldur bakalım…” dedi.

“Yeter artık… Çay istedin, içtin işte…” diye yanıtladım. Tepsiyi kenara koyup yine kıllı göğsünü öpmeye başladım. Bir süre yaladıktan sonra beni yine itekleyip

“Çay koy orospu, doymadım…” dedi. Doldurdum yine ve getirdim önünde tepsiyi koymak için eğildiğimde memelerimi okşamaya başladı. Ne mutlu ki başka çay istememiş

“Gel bakalım yanıma orospu.” dedi. Hemen dizine oturdum ve memelerimi emmeye başladı. O sırada bu sefer onun cebi çaldı. Konuşuyordu ve o konuşurken ben omuzlarını emiyordum. Kapadı.

“Çıkar şu donunu…” deyip kaldırdı beni.

Tangamı çıkardım artık önünde 21 yaşın körpeliği ile çırılçıplaktım. Elini tutup kaldırdım onu ve önce gömleğini, pantolonunu ve donunu çıkardım.

Bu esnada sürekli bana küfür ediyordu. Aleti kıllıydı. Uzun ve kalındı. Daha ilginci uçtan dibe doğru daha da kalınlaşıyordu. Hoşuma gitmişti siki. Sertleşmiş ve karnına yapışmıştı resmen…

Önüne diz çöktürdü ve ellerimi sikinin üstüne koydu. Önce yavaş yavaş boydan boya okşadım. Sonra kavrayıp kendime çekmek istedim ama o kadar sertti ki karnından ayırıp kendime çekemiyordum. Başımı tutup taşaklarına doğru çekti.

Çok kıllıydı, hoşlanmazdım bundan ama çok azmıştım. Kıllı taşaklarını önce öptüm sonra bir iki dil darbesi yapıp sonra da yalamaya başladım. Bir süre yaladıktan sonra sikine çıkıp yalamaya başladım.

Yanağımı karnına yaslayıp sonunda ağzıma aldım başını… İnlemeye başladı. Ağzımın içinde döndürüp emiyor, sıkıyordum. Tadı hoştu. İnlemeleri yükselip sıklaşınca,

“Boşalacak mısın?” dedim.

“Bir mahzuru mu var orospu?” dedi.

“Yoo…” dedim. “Sen bilirsin.”

Devam ettirdi. Bir süre sonra beni yavaş yavaş kaldırmaya başladı ben de kalkarken vücudunu yalıyordum. Hiç duymadığım ilginç bir kokusu vardı. Meme uçlarını emerken

“Hiç böyle yarak yedin mi?” diye sordu. Hayır diye salladım başımı.

“İyiiii şimdi siftahı yapacan kaltak” dedi. Beni çekyata sırtüstü yatırdı ve dudaklarımı memelerimi karnımı dakikalarca yaladı emdi kıvranıyordum. Sıra amıma gelmişti. Deli gibi yalıyor burnunu bile gömmeye çalışıyordu.

“Lan ne tatlı amcığın var senin… Mis gibi kokuyo valla… Benim karı camız gibi, yanına yaklaşılmıyor amcığının…” diyor yine emiyordu. Sesim artmaya başlamış kıvranıyordum. O da amımı yalarken konuşuyor,

“İyi ki sizin gibi orospuları kendilerine nikahlı karı yapıp buralara getiriyolar, bizim gözümüz de karı görüyo. Yoksa sizin gibi bakımlı kaltakları nerdeee sikecez?” diyordu.

Kulaklarım uğulduyor iliklerime kadar zevkle titriyordum kıromun altında. Kalkıp göğsüme oturdu sikini memelerimin arasına gömüp bastırıyor bana doğru ittikçe ağzıma sokuyordu. Aşağı kaydı bacaklarımı omzuna aldı ve sikini sürtmeye başladı. Delirmiş inliyordum. Sonra hızla bir anda hepsini içime sokunca çığlık attım.

“Sus ulan orospu” diyerek dudaklarımı ağzının içine hapsetti, sesimi kesti. İçimdeki hayvanı ufak ufak kıpırdatıyordu. Bir yandan da

“Lan bizim karının amcığı folluk gibi, seninki fındık kadarmış be…” diyor, bir yandan da sokup çıkarıyordu. Bacaklarımı beline doladım kendime çekiyordum. Sırtını tırmıklıyordum.

O sırada benim cep çalmaz mı? İçimden “Kahretsin. Şimdi aranır mı?” dedim. Ama açmazsam da olmazdı. Üstümdeki kıro arka tarafındaki telefonumu bulup verdi

”Aç da gavat kocan kıllanmasın” dedi.

Açtım. Kocam bana sevgi sözcükleri söylerken, özlediğini, kavuşmayı beklerken heyecanlandığını söylerken, ben de üstümdeki kıronun sikini içimde sıkıp sıkıp bırakıyor, vajinamın duvarlarında eziyordum.

Adamın harika siki dibe doğru kalınlaştığından, köküne girdikçe amımı zorluyordu. Halbuki yattığım erkeklerin hemen hepsinde ya kafaları az bişi kalın sonrası ince ya da tamamı ince idi. Kocamın siki ise hem ince hem kısaydı.

Neyse, haşin sevgilim o değişik biçimli sikiyle içimde hafiften gidip geliyor memelerimi emiyor ben de onu içimde sıkarken kocamla konuşuyordum. Çok aşağılıktım çok… Hakiki orospuydum ben. Ama hoşuma gidiyordu işte, ne yapayım.

Kocam nefesimin sıklaştığını hissetmişti. Ona biraz yürüdüğümü birkaç kıronun peşime takıldığını benim de koşar adımlarla pastaneye geldiğimi nefesimin ondan böyle olduğunu söyleyiverdim. İnandı garip. Bir de,

“Aman karıcığım, adamlara yaklaşma bile… Laf atarlar, ellerler, sarkıntılık yaparlar, sen de terslersin, başın derde girer” demez mi?

Gülsem mi ağlasam mı? Ben de içimdekini iyice sıkıp beline doladığım bacaklarımla kendime doğru çekiverdim bu lafın üzerine… Kocamın beni uyardığı o adamlardan biri yarağını karısının amına geçirmişti bile, bırak ellemeyi… Neyse yine kapadım telefonu…

Kıro hızlanmış, hayvan gibi böğürerek sokup çıkarıyor, sert memelerimi yoğuruyor, uçlarını sıkıyor, bazen de hepsini ağzına alıp emiyor ısırıyordu. Ben de erkeğime sımsıkı sarılmış neresi denk gelirse öpüyor, omuzlarını emiyor, dudaklarını yalıyordum.

Ara da bir de elimi bacak arama arkadan uzatıp amıma giren sikini ve taşaklarını okşuyordum. Kıro delirmiş ve hızlanmıştı. Çığlık çığlığa boşalıyordum sürekli.

”Bağırırsın tabi orospu, sizi kocalarınız hanımefendi gibi sikiyolar, alışık değilsin böle sikilmeye… Amının darlığı deli etti, kocan seni hiç mi sikmedi kızım?” diyordu. Bense gülümseyerek

“İşine bak, hızlı hızlı…” diye inliyordum. O da

”Merak etme şıllık, altımda kocasına seni seviyom diyen orospuya daha neler neler yapacam” diyodu.

Bir süre sonra tüm kıvrımlarını hissettiğim siki şişmeye başlamıştı.

”Korunuyon mu lan orospu?” dedi.

”Hayır sakın ha…” dedim zorlanarak ama hiç içimden çıksın istemiyordum da…

“Bana ne kaltak, ben bulmuşum fındık kadar amı, döllemeden bırakır mıyım?” dedi.

Heyecandan ve korkudan kudurmuştum. Ne olur diye yalvarırken bile kıvranıp içimde sıkıyordum sikini.

”Sus amına kodumun orospusu, amın döl görsün. Gebe kal da gavat kocan seni hamile bırakıcam diye yorulmasın…” diyerek gidip geliyor memelerimi ısırıyordu. Ben hayır dedikçe daha çok yükleniyordu.

”Geliyoooommm… Orospuu… Fındık gibi amcığını döl ile dolduracaaammm…” diyerek ateş gibi döllerini narin amıma fışkırtmaya başladı. Yapacak bir şey kalmamıştı kurtulmam imkansızdı zaten istemiyordum da… Ben de kendimi kasmayı bıraktım. Zevkle,

”Oohhh… Döllerin yaktı içimi…” diye inledim.

”Gebe bırakıcam seni” diyerek fışkırıyordu bir yandan da sertliğini koruyan sik içimi delip duruyordu. Boşalması bittiği halde inmemişti. Ve devam ediyor, bacaklarımı bileklerimden tutup havaya kaldırıyor ve

”Döllerim amcığının dibine gitsin de benden bebe doğur kaltak…” diyordu. Ben de inleyerek sikini sıkıyor popomu kıvırıyordum.

Durdu, dinlendi, sikti beni adam… Bir amuda kaldırmadığı kaldı. Her pozisyonu denedi üstümde… Önümden arkamdan… Öğleden sonra kocama gidiş saati yaklaşana kadar sikti. O kalın sikini batırıp çıkarmadığı, zevk vermediği yerim kalmadı.

Ayının yatağından çıkıp kocamın kollarına gittiğimde sikilmekten dizlerim titriyordu. Yine de karılık vazifelerimi yerine getirdim.

Bütün gün kocaman penisin altında zevkten gebermişken kocamın incecik sikine muhteşem muamelesi yapmak zor geldi biraz…

Ama rolümü başarıyla oynayıp sikini yalarken, orgazm taklidi yaparken o kadar mutlu oldu ki zavallım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


illegal bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis kaçak bahis canlı bahis bolu escort porno izle eryaman escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort webmaster forum konya escort bayan mardin escort bayan uşak escort bayan van escort bayan tekirdağ escort bayan samsun escort bayan sakarya escort bayan niğde escort bayan kütahya escort bayan tunceli escort bayan