20 Kasım 2019

Ah annecim.. oglunda gitti..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah annecim.. oglunda gitti..
7 Sene önce her şeyin değiştiği bir döneme girmiştik, ismim Erkut 16 yaşındayım babam ben 2 yaşındayken hastalık yüzünden vefat etti. Bu anlatacaklarımı uzun süre içimde tuttum.. fakat artık bunları yazıya dökmemin zamanı gelmişti.. Doğduğumdan beri Nevşehir’in mutaassıp ve kapalı bir kasabasında yaşıyorum.. Annem ile birlikte babamdan kalanlarla kıt kanaat geçinmeye çalışan bir aileyiz.. annem Gülsüm 38 yaşında, kapalı ve muhafazakar birisi. 1.66 boylarında ve beyaz tenli. Yaşıtlarına göre çok diri. Yalnız olduğundan tüm kasaba onunla ilgilenir fakat annem hayatına sadece benim iyiliğime adadığından hiç ilişkisi olmadı. Annem 24 yaşından beri dul, o zamandan beri hiç evlenmedi. Çok talibi oldu, akrabalarımız evlendirmek istedi fakat annem hiç istemedi. Kasaba küçük olduğundan laf söz çok çabuk yayıldığından akrabalarımızın kulağına bir şey gitmesi annemle bizim açımızdan felaket olurdu.. Babam öldükten sonra amcam Ahmet annemle evlenmek için çok şey denedi fakat annem hiç razı olmadı.. evimize başka erkek sokmak istemedi fakat amcam buna hiç razı olmadı ve o gündür bizi darlar, halada darlamaya devam ediyor. Tek çocuk olmam sebebiyle annem benimle çok ilgilendi ve benim üstüme çok düştü o yüzden pısırık yetiştim. Yaşıtlarıma göre ince ve kısaydım. Evde sürekli komşularımız ve annemle olduğum için biraz kadınsı yetiştim ve bu özelliklerim beni okulda hep küçük düşürdü, lise ikinci sınıftayım ve bu lise kasabamızdaki tek lise olduğundan herkes tanıdık. Arkadaşım diyebileceğim bir tek Aykut var, lisede beni o koruyor. Çünkü okulda benim kadınsı özelliklerimden yaralanmaya çalışanlar hep oldu.. bir gün okuldan çıkıp eve dönerken kasabanın en işlek caddesinde yeni bir marketin açıldığını gördük, Aykut bana marketin sahibini anlattı ismi Haydar’mış 53 yaşında Almancı olduğunu söyledi, pek ilgilenmedim sonra Aykut ziyaret etmemizi söyleyince ilk başta kabul etmedim fakat Aykut biraz zorlayıp bağırınca mecburen onunla markete gittim, marketten girince bizi Haydar Amca karşıladı. Haydar yaşlı gözüken irice bir adamdı şişman ve kabaydı. Kolunda altın künyeler takılı, bizim alışık olmadığımız bir giyinime sahipti. Zengin olduğu her halinden belliydi.. kapıdaki Mercedes’in kime ait olduğu anlaşılmıştı, içerisi hafiften kalabalık olduğundan çok durmadık ve ayrıldık. Aykut’la ayrıldıktan sonra evin yolunu tuttum. Evimiz müstakil, hemen yanımızda Ahmet Amcam oturuyor, bizim evin dışında bir kaç terlik gördüm, anlaşılan komşular bizdeydi. Kapıyı tıklattım annem Gülsüm kapıyı açtı, komşuların olduğunu ve odama geçip üstümü değiştirip kirlileri makinaya atmamı söyledi. Annem içeri dönerken arkasından baktığımda pembe başörtüsü, sıkı bluzu ve eteğiyle yine bu kasabaya fazla güzellikte olduğu açıktı. Annemin dediği gibi kıyafetlerimi değiştim ve kirlileri ayırıp çamaşır makinesine attım, düzenleyip çalıştırdıktan sonra içeri geçtim ve gelenlerle selamlaştım, komşumuz Fahriye teyzeyle Gülten Abla içerideydi. Fahriye Teyze annemle yaşıt ve evliydi, kocasının tarlaları olduğundan hali vakti yerindeydi anlayacağınız. Gülten Abla 33 yaşlarında cana yakın biriydi. Kocasıyla beraber gündelik işler yaparlardı. Hali vakti pek yerinde değildi, annemle arada evlere temizliğe gittiği olurdu. Onlarında durumları bizimki gibi kötüydü.. selamlaşıp yanlarından ayrılınca mutfağa geçtim ve küçük televizyonu açıp kafa dağıtmaya çalışırken içeridekilerin konuşmalarını dinlemeye başladım, dedikodu hep hoşuma giderdi.. Fahriye Teyze lafa girdi ve anlatmaya başladı,
“Kız bu yeni açılan market var ya.. sahibi çok zenginmiş.. adam Almancı bekarmış vallahi, Kocam tanışmış Almanya’dan emekliymiş parası pulu çok anlayacağınız..”
şu yeni market sahibinin lafı açılınca hafif ilgimi çekti ve içeriye doğru gittim. Beni görünce biraz seslerini kıstılar ama onlarla ilgilenmediğimi anlayınca kendi aralarında konuşmaya başladılar, kısık gözlerle hallerini incelerken bir yandan da onların anlattıklarına kulak verdim.
Gülten abla araya girip; “Fahriye Abla, neden bekarmış peki? Anlattı mı kocan?” Fahriye kıs kıs gülüp, “Anlatmaz mı canım, adam oradayken evlenmiş biriyle. Karısı da Türkmüş, sonra karısı vefat edince adamcağız çocuklarını orada bırakıp temelli buraya dönmüş. Ev falan almış kendine buradan.” Annem anlatılanları pür dikkat dinlemesi benim garibime gitti, neden bu kadar şaşırdı anlamadım.. bu konu beni çok açmayınca odama dönüp biraz derslerle ilgilendim. Akşam annem yemeğin hazır olduğunu söyledi ve içeri geçtim, sofraya oturdum ve hoşbeş yaptıktan sonra ben bu Almancı olayını çıtlatmaya karar verdim.
“Duydun mu anne, bizim caddeye yeni bi’ market açılmış. Aykut’la eve gelirken gördük, nası kabalalık bi’ görsen.”
Annem yemeğini yerken kafasını sallayıp;
“Biliyorum oğlum, Fahriye Teyzen bugün anlattı yarın erzak almaya beraber gidelim seninle, bi’ bakmış oluruz hem.”
Deyince ilk başta şaşırdım, annemin normalde umurunda olmazdı bu tür şeyler, her zamanki bakkalımız dışında bir yerden alışveriş yapmazdık fazla. Yemeği yedikten sonra odama geçtim, telefonuma bakınca Aykut’tan gelen mesaja baktım, benden yarınki ödevleri istemişti, kendisi hiçbir ödev yapmadığından hepsini ya benden alır ya da kendi ödevini de bana yazdırırdı. Ödevlerin resmini çekip ona yolladım sonra bir kaç saat daha oyalanıp uyudum.
Ertesi gün annem kaldırdı, üstümü giyinip kahvaltımı yaptım, ders programını hazırladım. Bugün beden dersimiz olduğundan çantama eşofmanla yedek çamaşır da ekleyip evden çıktık okula giderken yolda Aykut her zamanki gibi beni bekliyordu, ona katılıp beraber okula vardık, dersler vs. vakit geçince son iki dersimiz beden eğitimine gelmişti sıra. Aşağı inip soyunma odasında kıyafetlerimizi değiştirecektik fakat bir önceki dersten tahtada kalanları not ediyordum ve biraz gecikmiştik, Aykut bu duruma sinirlenince defterimi ve kalemimi elimden alıp biraz kızdı, sonra eşyalarımı toplayıp aşağı indik. Soyunma odası boştu, sadece ikimiz kalmıştık Aykut’un hafifçe sırıttığını gördüm, aldırmadan eşofmanımı değişmeye koyuldum, okul pantolonumu çıkarttığımda işkillendiğimden Aykut’a baktım ve gördüğüm şey beni şaşırtmadı Aykut resmen götüme kilitlenmişti bir şey diyemedim ve üstümü değişip çıktım. İki ders boyunca maç yaptık, beni her zamanki gibi kaleye koydular. Son saat biraz oyuna girme şansına eriştim fakat çok terleyip maçtan çıkacağımı söylediğimde arkadaşlarım pek memnun olmadılar bu durumdan ama Aykut araya girince izin verdiler, Aykut’a üstümü değişip eve gideceğim dediğinde o da maçtan ayrıldı ve beraber soyunma odasına indik, Aykut’a dönüp, “Kapıyı tutar mısın? Çok terledim, çamaşırlarımı da değiştireyim.” Dediğimde Aykut şaşırdı, hiç itiraz etmeden kapının önüne gitti ve tutmaya başladı. Ben yavaşça üstümdekileri çıkardım, külodumu indirince Aykut’un bana yaklaştığını gördüm, aniden sağ koluyla omzumdan tuttu ve sol eliyle götümü okşamaya başladı. Ben direnmek istedim fakat bana sessiz olmamı yoksa birilerinin bizi duyacağını söyledi. Ter içinde kalmıştım fakat bağırırsam işler dahada kötü olabilirdi. Aykut yavaşça elini götüme doğru indirdi ve iki defa götümü tokatladı. Çok canım yanmıştı kıpkırmızı olmuştu kalçam, Aykut kulağıma yaklaşıp fısıldamaya başladı, “Şu götüne hasta oluyorum, sana sahip olacağım, merak etme..” Dedi, kafamı sallayıp sesimi çıkaramadım. Sonra üstümü değişmeme izin verdi ve eve beraber yürüdük, bana sahip olmaya çalışıyordu ve bunu başaracaktı da. Ona engel olamazdım, yolda bana artık okulda sadece benimle oturacaksın dedi, dediğini kabul ettim ve tedirgin bir şekilde eve gittim, olanları kafamdan atmaya çalışıyordum, ama Aykut’un beni koruyup kolladığından ona borçlu olduğumu hissediyordum ve bunları kafamdan atıp duşumu aldım, çıkınca annem yanıma geldi, uzun zamandır onu böyle görmemiştim, hafifçe makyaj yapmış giymediği uzun zamandır giymediği uzun püsküllü eteğini giymişti. Sanki markete değil komşuluğa gidiyordu. Annem bana hazırlanmamı söyleyip dışarı çıktı. Üstümü giyip dışarı çıkacaktım ki pencereden annemle amcam Ahmet’in konuştuğunu gördüm, ne konuştuklarını bilmiyordum, annem pek hoşnut gözükmüyordu, onları perdenin altından izlerken amcam annemi iyice süzdü elini annemin kolunda gezdirip iç geçirdi. Bu beni çok sinirlendirmişti, beni görünce duracağı için hemen dışarı çıktım amcamla annem eski hallerine döndüler, amcam benim başımı okşayıp hal hatır sordu, ondan sonra annemle market yolunu tuttuk yolda anneme;”Amcam ne diyordu?” diye sordum annemde, “Bir şey yok oğlum, merak etmişte.” Deyip geçiştirdi. Markete varmıştık annem girmeden önce baş örtüsünü düzeltip bir arabanın camından kendine bakıp üstünü başını düzeltti ve içeri girdik. Haydar Amca içerideydi, içerisi çok kalabalık gözükmüyordu, içeri girdik, Haydar Amca’ya selam verdim sonra annemde gülümsedi ve iyi günler dedi. Haydar Amca ayağa kalkıp annemi baştan aşağı süzdü ve kendini tanıttı, “Hoş geldiniz efendim, Haydar ben, yeni açtık marketimizi iyi ki geldiniz.” Deyip kısaca takdim etti sonra ne alacağımızı falan sordu, yavaşça üçümüz reyonları gezmeye başladık. Annemle sohbet ediyorlardı, anneme adını 53 yaşında olduğunu vs. söyledi, sonra “Eşiniz nerede çalışıyor?” diye sordu annem,”Eşim vefat etti, 14 sene oldu, oğlumla beraber geçinip gidiyoruz işte..” Cevabını verince Haydar başını salladı fakat işine gelmiş gibi bir havası vardı. Sonra alacaklarımızı toplayıp kasaya geldik, Haydar;”Aşkın olsun Gülsüm Hanım, bunlar benim size hediyem olsun. Siz yorulmayın hatta ben sizi eve kadar bırakayım.” diye ekledi. Annemin bunu reddedeceğini bildiğimden ben poşetleri elime alıp dışarı çıkmaya hazırlanırken annem, “Olur Haydar Bey, çok memnun kalırız.” diyip gülümsedi. yavaşça onlar önden ben arkalarından dışarıya geçtik. Haydar Amca’ya baktığımda annemin sallaya sallaya yürüdüğü götünü izleyerek arabasının yanına kadar geldiler. Poşetleri arka koltuğa yerleştirdik ve annem arkaya ben öne oturup eve doğru gitmeye başladık. Ben evi tarif ederken bir yandan da bana kaç yaşındasın okuyor musun gibi sorular soruyordu. Gözü sık sık dikiz aynasındaydı, yavaşça dönüp anneme baktığımda onunda gözlerinin aynada olduğunu gördüm. Anlaşılan kesişiyorlardı fakat annem biraz kaçamak davranıyordu. Eve varınca poşetleri içeriye taşıdık. Annem Haydar Amca’ya teşekkür edip, “Sizi de yorduk Haydar Bey, buyurun içeride soluklanın, isterseniz çay yapayım.” Teklifinde bulundu ama Haydar Amca, “Yok sağolun, varsa bir suyunuz içerim, sizi yormayayım.” Dedi annem kabul edip içeri geçtiler, annem Haydar Amca’ya suyunu verip çok az sohbet ettiler. Annem, “Bekarlık çok zordur Haydar Bey, 14 senedir oğlumlayım, sizi çok iyi anlıyorum. Yemeğiniz falan olmazsa bana hiç çekinmeden sorun.” dedi. Haydar gülümseyip başını salladı ardından. “Sağolun Gülsüm Hanım, sizin o güzel ellerinizden yemek yemeyi çok isterim vallahi.” Dedi, annem araya girip. “İsterseniz birgün bize yemeğe gelin Haydar Bey.” Dedi. “Olur mu Gülsüm Hanım, sizi rahatsız etmeyeyim ben.” Cevabını verdi annemse, “Aşk olsun Haydar Bey, ne rahatsızlığı. Seve seve.” yanıtında bulundu annemle Haydar Amca’nın bu kadar kısa sürede kaynaşması beni rahatsız ediyordu. Üstelik birde evimize yemeğe gelecekti bu adam.. ikisi anlaştıktan sonra annem Haydar’ı kapıya kadar yolcu etti, ben dışarı çıkmayıp yavaşça pencereden dışarıya doğru baktım, sokakta kimse gözükmüyordu sonra Haydar amca anneme gülümseyip yavaşça omzuna dokunup arabasına geçti, annem içeri gelince, “Ne iyi adammış şu Haydar’da, maşallah boyuda uzunmuş.” Dedi. Ben kafamı sağa-sola sallayıp odama geçtim, yarım saat sonra annem gelip, “Oğlum ben Fahriye Teyzenlere gideceğim yarım saate gelirim. Dolapta yemek var.” Deyip ayrıldı. Sonra Aykut’tan mesaj geldiğini gördüm, mesajda, “Yarın okula gelirken içine külot giyme.” Yazıyordu. içimden birde bu çıktı diye geçiştirirken ödevlerimi yapmaya başladım, yarım saat sonra annem eve geldi. Eve geldiğinde biraz terlemiş gözüküyordu.. fazla kafa yormadan odama geçtim ders çalışıp telefonda takıldıktan sonra yattım, sabah uyanıp Aykut’un dediğini yerine getirdim, içime külot giymedim ve o şekilde okula gittim. Yolda Aykut’u gördüm ve selamlaştık. Beni belimden tutup. “Gel bakalım yavrum, özledim seni” deyip boynumu emerek öpmeye başladı, 5-10 saniye öpüp dudaklarımı öperek devam etti, resmen ısırıyordu. Öpmeyi bırakıp kıçıma tokadı basıp, “Hadi bakalım şimdi okula, annene de mesaj at Aykutlar’a ödev yapmaya gideceğiz diye, sonra bize gidip biraz takılırız seninle.” Dedi, dediklerini istemeyerekte olsa yaptım ve okula gittik, okul bitince annemden gelen mesaja baktım. “Tamam oğluşum, çok geç kalma.” Aykut’a annemin izin verdiğini söyleyip onunla evlerine gittik. Götümü tokatlayıp salona soktu, evleri boştu. üstümü çıkarıp soyunmamı istedi ve dediklerini yaptım sonra yavaşça kucağına oturttu ve boynumu dudaklarımı öptü, sonra beni kucağına yatırıp, “Ohh, şu götünün de tadına bakacağım ama zamanı var yavrum.” deyip ardı ardına götümü tokatlamaya başladı. Resmen götümü kıpkırmızı yapmıştı sonra kendi kıyafetlerini çıkardı, sikini gördüğümde şok oldum, benimki 12cm iken onunki nereden baksak 17-18 cm idi. Şok olmuştum, çok diri gözüküyordu. Bana banyoya geçmemi, geleceğini söyledi. Ben banyolarına geçip suyu açtım, fıskiyeyi takıp onu bekledim, geldi ve duşa girdi. Ardından, “Yıka bakayım beni..” dedi, dediklerini yaptım onun vücudunda ellerimi gezdirerek yıkamaya başladım sonra bana, “Domalda şu götünü biraz parmaklayayım.” dedi. Domalıp dediklerini yaptım, elini sabunladı ve yavaşça deliğimi parmaklamaya başladı.. canım çok yanıyordu dizlerimin bağı çözülüyordu, yavaşça yere yattım o götümü parmaklamaya devam ediyordu aniden sert bir tokat atıp beni kaldırırdı, “Bu kadar yeter.” Dedi, sikini elime verdi ve iyice sıvazlayıp onu memnun ettim, bu durumdan hiç rahatsız olmuyordum aksine ona hizmet etmek beni biraz mutlu ediyordu. İyice sikiyle ilgilenip boşalttıktan sonra durulanıp üstümü değiştim ve beni evden yolladı, eve gittiğimde çok yorgundum, direk odama gidip uyudum. Uyandığımda içeriden gelen seslerin Gülten Abla ile anneme ait olduğunu anladım, içeri geçmedim, yavaşça kapının yanına yaklaşıp onları dinledim, annem kısık seslerle, “Dün Haydar’la tanıştım, maşallah çok iyi birisi çok yardımcı oldu.” gibisinden Haydar’ı anlatıyordu bunlar benimde bildiğim şeylerdi fakat sonradan sesini iyice alçaltıp, “Dün Erkut’a komşulara gideceğim deyip tekrar markete gittim, Haydar’ı görmeye. İyice sohbet ettik beni çok beğenmiş. İmam nikahı bile kıyacağından bahsetti bu sabah, uzun uzun konuştuk. Yarın akşam bize gelecek yemeğe bakalım hayırlısı..” Dedi, demek annem dün akşam komşulara gidiyorum deyip Haydar’ın yanına gitmişti, hatta bu sabahta marketteymiş.. işleri ilerletmişler diye düşündüm. Olanlar beni aşırı sinirlendirdi, annem gözlerimin önünden gidiyordu resmen.. gözlerim dolmuştu ve odama gidip o sinirle uyumaya çalıştım, deliksiz bir uyku geçirdim. Sabah annem okula gitmem için uyandırdığında gitmek istemediğimi, bugün çok yorgun olduğumu söyledim. Annem bir şey demedi izin vermişti. Tekrar uykuya dalıp uyandığımda saat 12’ye geliyordu kalkıp üstümü değiştim, yüzümü yıkadım. Annemle kahvaltı yapıp kendime gelince annem lafa girdi, “Ha oğlum, bu arada akşam Haydar Amcan gelecek. Onu söyleyeyim.” dedi.. bende bir şey diyemeden kafamı salladım. Bir saat sonra markete akşam için bi’ kaç şey alacağını söyleyip çıktı. Acaba akşam ne olacaktı diye düşünürken, Aykut’tan mesaj geldi, mesajsa sikinin fotoğrafıydı, altına.”Seni çok özledi.” Yazmış.. resmi silip salona geçtim az sonra evin önüne bir arabanın yanaştığını duydum, perdeyi hafifçe aralayıp baktığımda Haydar’ın Mercedes’i olduğunu farkettim, ön koltukta annemle ikisi oturuyordu. 1-2 dakika arabanın içinde sohbet ettiler meraklı gözlerler onları izlerken olan oldu, Haydar annemin dudaklarını öpmeye başladı, annem birilerine yakalanacağı için Haydar’ı öpmüyor fakat Haydar annemin türbanına ellerini geçirmiş dudaklarını öpmeye devam etti, on saniye sonra bıraktı ve sokakta kimsenin olup olmadığını kontrol edip arabadan indiler poşetleri eve getirdiler, kapıyı açtım ve poşetleri içeri aldım, sonra Haydar yanağıma yavaşça iki defa vurup, “Aferin aslanım, al şu parayı lazım olur.” Deyip bana 100tl uzattı, mahçup bir şekilde başımı sallayıp teşekkür ettim, sonra elini öptürdü, “Akşam görüşürüz aslanım.” deyip ayrıldı. Annem içeri geçip yemekleri hazırlamaya koyuldu. Yemek saati gelip çatmıştı, annem üstüne hafif dekolteli bir bluz altına dar uzun siyah etek giymiş, Haydar için hazırlanmıştı. On dakika sonra kapı çaldı ve Haydar Amca geldi, elini öpüp içeri buyurdum. “Sağol aslanım.” dedi ve annemle hafifçe sarıldılar, ellerini annemin sırtında gezmesi dikkatimi çekmişti, sonra annemin dekolteli bluzuyla eteğine bakıp,”Maşallah Gülüm Hanım, çok şıksınız.” dedi. Annem gülümsedi ve hafifçe utandı, başını eğip. “Sağol Haydar.” diyebildi, Haydar’ın getirdiği tatlıyı mutfağa götürdüm, İçeri geçip oturduk annem mutfakta yemekleri hazırlamaya devam etti Haydar Amca ile sohbete koyulduk bana,”Maşallah Erkut, annen çok güzel, kasabada sorun olmuyordur umarım senin için.” Deyip sırıttı bende, “Yok Haydar Amca..” deyip yanıt verdim, annem masayı hazırladı ve masaya geçtik, Haydar baş köşeye annemle bende iki tarafa oturduk. Yemekleri yemeye koyulduk, Haydar’ın gözleri annemin dekoltesinden gözüken beyaz tombul göğüslerindeydi resmen annemi gözleriyle soymuştu. Annemse bundan hiç rahatsız olmuyordu. Yemek bitince annem masayı topladı, içeri geçti, ikisi koltuğa oturdu ve Haydar konuşmaya başladı, “Erkut, aslanım. Biliyorsun bekarlık bir kadın için çok zor.. laf olur söz olur.. hoş olmaz. Eh haliyle eve bir erkek koruyan, kollayan birisi lazımdır. İkimiz annenle iyice konuşup tartıştık bundan böyle annen benim karım, sende oğlumsun.” Diye aniden söze girdi, bu laflar sanki lav olup başımdan aşağı aktı, bu kadar ani gelişmesi beni çok sarsmıştı annemse hiç lafını etmeden başını sallayarak Haydar’ın sözlerini onaylıyordu.. ben bembeyaz kesilmiştim, ruh gibi kalmıştım odada, ağzımı bile açamıyordum şaşkınlıktan, sonra annem, “Oğlum, kalk babanın elini öp.” Dedi, dizlerim, ellerim titreye titreye Haydar’ın yani cici babamın elini öptüm. “Aferin aslanım, bundan sonra böyle.” Dedi.. geçip yerime oturduğumda Haydar, “Yavrum, oğlumla bana bi’ kahve yap.” Deyip annemi mutfağa yolladı, sonra bana dönüp. “İşte böyle aslanım, bundan sonra üçümüzüz, benim param pulum da var, hiç sıkıntı çekmezsiniz artık. Annene yakında bir imam nikahı da kıyarım, sonra iyi bir eve geçip üçümüz yaşaaar gideriz.” dedi, ben dediklerini bile dinleyemiyordum, sadece kafamı sallayıp. “Peki babacım..” diyebildim. Annem beni mutfağa çağırdı, kalkıp yanına gittim, ona çok sinirliydim.. ne diyeceğimi bilemiyordum. Mutfakta annem elimi tutup, “Oğlum biliyorum, çok ani oldu hiçbir şeyden haberin yok ama artık alış, 14 yıldır bekarım, halimizi görüyorsun. Sana kaç yıldır doğru dürüst kaban bile alamıyoruz. Artık rahat ederiz, hem sana da babalık eder.. iyi bir yuvaya kavuşmuş oluruz..Ahmet Amcanda bizi sıkıştırmaz artık.” dedi. Ben kafamı salladım ve dediklerini onayladım, “Artık ona baba de oğlum, alışman lazım. Bugün burada kalacak, sıkıntı olmaz değil mi?” diye sordu. bende. “Olmaz anne, sorun yok dedim.” Annemle beraber kahvelerle içeri döndük, vakit iyice ilerlemişti. Haydar Amca bana, “Aslanım, malum bugün burada kalıcam, benim arabanın anahtarını alda içinde küçük bir çanta var. Onda kıyafetlerim olacak onu al gel bakalım.” dedi, anahtarı kapıp dışarı çıktım sonra arabadan küçük çantayı alıp eve girdim, kıyafetleri Haydar amca’ya verip, “Buyur babacım.” Dedim, Haydar kafasını sallayıp, “Sağol aslanım, şu kapıyı çekte bi kıyafetlerimi değişeyim.” dedi. Sonra kıyafetlerini değişip annemle içeri girdik. Üstüne rahat bir şeyler giymişti. Koltuğa yayılıp oturdu, sonra anneme dönüp, “Hanım, ben yoruldum, sabahtan beri markette sağa-sola mal getir götür. Biliyon, şu ayaklarımı bi’ yıkayıp ov hele yav.” dedi, “Hemen kocacım deyip annem banyoya gitti, elinde leğen ve havluyla geldi, yavaşça Haydar’ın çoraplarını çıkartıp, “Oğlum babanın çoraplarını kirlilerin yanına koy.” dedi dediğini yapıp içeri geldiğimde annem Haydar’ın ayaklarını yıkıyordu, Haydar’ın keyfi yerinde gözüküyordu, bir yandan annem ayaklarını ovuyor, bir yandan tv’ye bakıyordu. Annem ayaklarını yıkayıp kurulayınca Haydar annemin yanağından bir makas alıp, “Sağol yavrum, çok rahatladım.” dedi. Sonra üçümüz tv’ye bakmaya devam ettik, saat 12’ye yaklaşıyordu iyice uykum gelmişti anneme yatacağımı söyleyip odama geçtim, annemin yatağı tek kişilik olduğundan ikisi giremeyecekti, bunun için rahattım. Pijamalarımı giydim, banyoya gidip dişlerimi fırçaladım. Odama geçerken salona baktığımda annemin yere yorgan serdiğini ve iki yastık koyduğunu gördüm.. korktuğum başıma gelmişti. Annem Haydar ile kendisine salonda yer yapmıştı.. ben hemen odama geçip uyumaya çalıştım fakat içeride neler olacaktı hiç bilmiyordum.. yarım saat yatakta kaldıktan sonra heyecanıma ve merakıma yenil düşüp sessizce yatağımdan çıktım, salonun içi gece lambasıyla aydınlanıyordu, kapı kapalıydı içeriden iki dakika sonra sesler gelmeye başladı, annemin iniltilerini duydum. Haydar hayvan gibi böğürüyordu, içeriden gelen şap-şap sesleri koridorda yankılanıyordu, on dakika sonra Haydar bağırarak boşaldı, anneme sessizce, “Ohh, yavrum amcığının içi çok dar, bundan sonra kocana her akşam hizmet edeceksin, hadi yıkan gel, bekliyorum.” dedi. Bunu duyunca hemen odama geçtim, annem salondan çıkıp banyoya gitti, on beş dakika kadar yıkandıktan sonra, koridordan bornozla geçerken gördüm, yavaşça salona girdi ama kapıyı kapatmadı, hemen odamdan çıkıp salon kapısına ilerledim ve hafifçe aralıktan izlemeye koyuldum, annem bornozunu çıkarmış Haydar’ın kucağında oturuyordu, Haydar annemin dudağını hayvanca öpüyor, yiyordu adeta. Yavaşça gözlerimi aşağı indirince Haydar’ın sikine baktım devasaydı, demek annemi böyle inleten şey buydu. 20-21 cm fakat çok kalın bi’ aletti, Haydar annemi kucağından indirip, “Şunu ağzına al bakalım.” dedi, annem dolgun dudaklarıyla Haydar’ın sikinin başına öpücükler kondurdu, Haydar gözlerini kapamış keyfini çıkarıyordu, az sonra annemin saçlarından tutup sikine eğdi ve ağzına verdi, annemin küçük ağzı zar zor yarısını alıyordu, annem öğürmeye başlayınca yavaşça kafasını kaldırdı, Haydar anneme.”Aferin yavrum, devam et böyle al siki ağzına.” diyordu, Haydar yerden kalkıp tekrar oturdu sırtına koltuğa dayayıp bacaklarını iki yana ayırdı, annem Haydar’ın bacaklarının arasına girip sikine yumuldu ve şlop şlup sesler çıkararak koca sikini yalamaya devam etti, on dakika sonra Haydar, “Yavrum, başı şişti ağzından sakın çıkarma!” diye annemi uyardı ve aniden ağzına patladı, annem kafasını çekmeye çalışıyor fakat Haydar eliyle bastırıyordu. Haydar tüm dölünü anneme yutturduktan sonra, “Aferin karıcım.” deyip yer yatağına uzandı. Annem, “Ne çok boşaldın öyle Haydar’ım.. o kadar özlemişim ki yemeyi..” deyince Haydar gülerek, “Bundan sonra alışacaksın, şimdi yatağa geçmeden ayaklarını öp bakalım kocanın dedi, annem hiç ikiletmeden yatağın başına geçip diz çöktü ve Haydar’ın ayaklarını ovup öptü, o sırada Haydar telefonuyla ilgilenirken anneme ayaklarını öptürüyordu, resmen annemi hizmetçi gibi kullanıyordu. Sonra anneme tamam deyip yanına çağırdı ve ikisi koyun koyuna uyumaya başladı, ben bu uzun süreli gösteriden en çok yara alandım, resmen beynimden vurulmuşa döndüm, yıllarca bana her şeyini adayan annem artık bir hanzonun hizmetçisi olmuştu, göz yaşlarımı tutamayarak odama döndüm ve sabaha kadar hıçkırdım… İleride ne olacaktı hiç bilmiyorum..

/yorumlarınızı ve görüşlerinizi bekliyorum, istek olursa devamı gelir./

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sports betting mobil bahis bahis siteleri kaçak bahis güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis porno izle eryaman escort escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya